Abdullah Akan
Yemen Cephesi Gazisi
Kimliği
1896, Rumeli – 3 Temmuz 1969, Mesudiye
Mehmet Ali oğlu
Yemen'de İngilizlere karşı savaşırken şarapnel parçalarıyla alnından ve göğsünden yaralandı. Yaralı hâlde sürünerek ulaştığı bir derenin akan suyu hayatını kurtardı. 1934'te soyadını seçerken o suya vefasını "AKAN" diyerek ödedi.
Kimdir?
Biyografik Özet
Abdullah Akan, 1896 yılında Rumeli'de doğdu. Osmanlı'nın son büyük savaşına çağrıldığı yıllarda, binlerce Anadolu ve Rumeli evladı gibi o da cepheye sevk edildi. Abdullah'ın kaderi onu imparatorluğun en uzak ve en zorlu cephelerinden birine götürdü: Yemen. Burada, kavurucu çöl sıcağında, İngiliz kuvvetlerine karşı savaştı.
Bir çatışma sırasında şarapnel parçaları alnına ve göğsüne isabet etti. Abdullah ağır yaralı olarak yere düştü. Etrafında muharebe devam ediyordu; ama o artık ayağa kalkacak durumda değildi. Ölüm ile hayat arasındaki o ince çizgide, yaralı bedeniyle sürünerek ilerledi. Ne kadar sürdü bilinmez -- belki dakikalar, belki saatler. Sonunda bir dereye ulaştı.
O derenin akan suyu Abdullah'ın hayatını kurtardı. Susuzluktan kavrulan bedenine hayat verdi, yaralarını serinletti. Çöl sıcağında, savaşın ortasında, o küçük dere bir askerin tek umut kaynağı oldu. Abdullah hayatta kaldı.
"Akan su hayatımı kurtardı. Soyadım da ondan olsun."
1934'te Soyadı Kanunu çıkarıldığı zaman her vatandaş bir soyadı seçmek zorundaydı. Abdullah tereddüt etmedi. Yemen çöllerinde, yaralı ve çaresiz hâlinde ona hayat veren o dereyi, o akan suyu unutmamıştı. Soyadını AKAN olarak tescil ettirdi. Bu isim ne tesadüfi bir seçimdi ne de sıradan bir tercih -- bir gazinin, hayatını borçlu olduğu suya ödediği vefa borcuydu.
Abdullah, vücudundaki şarapnel parçalarıyla ömrünün geri kalanını yaşadı. O metal parçalar çıkarılamadı; köylülerin görüp hissedebildiği bu şarapnel izleri, savaş yıllarının sessiz tanıkları olarak bedeninde kaldı. Savaş onu yaraladığında genç bir askerdi; Mesudiye'ye döndüğünde ise hayatın değerini bilen, suya ve toprağa borcunu bilen bir adam olmuştu.
Abdullah Akan, 3 Temmuz 1969'da Mesudiye'de 73 yaşında vefat etti. Bedeni toprağa kavuştu, ama hikâyesi -- bir derenin kıyısında başlayan ve bir soyadına dönüşen o hayatta kalış hikâyesi -- nesiller boyu anlatılmaya devam etti. Mesudiye'nin en anlam yüklü soyadı hikâyelerinden biri olarak hafızalarda yaşıyor.
Temel Bilgiler
Önemli Noktalar
Doğum
1896, Rumeli
Vefat
3 Temmuz 1969, Mesudiye
Babası
Mehmet Ali
Cephesi
Yemen (İngilizlere karşı)
Yaralanma
Şarapnel — alnı ve göğsü
Soyadının Kökeni
Hayatını kurtaran akan su, 1934
Soyadı Hikâyesi
Yemen'de yaralı hâlinde sürünerek ulaştığı derenin akan suyu hayatını kurtardı. 1934 Soyadı Kanunu'nda bu suya vefasını AKAN soyadıyla ödedi. Vücudundaki şarapnel parçalarını ömür boyu taşıdı.
Kaynaklar
Detaylı Bilgi
Tam hikâyeler ve bağlam için aşağıdaki sayfalara bakın